8 Kasım 2020 Pazar

Merhaba

Bilindiği üzere 30 Ekim Cuma günü İzmir'de yaşanan depremde en ağır hasar gören ilçeler Bayraklı ve Bornova ilçeleri oldu...
Öncelikle depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum...

Deprem olduğu andan itibaren televizyonlardan izlediğiniz binalardan birinde de bizim evimiz vardı...
Hatta 29 Ekim nedeni ile balkonumuzda balkonu tamamıyle kaplayan Türk Bayrağı asılıydı, oradan tanıyabilirsiniz...

Depremde ailemden hiç kimse hayatını kaybetmedi çok şükür ama, mahallemiz yas içinde...
Her gün girdiğimiz marketimiz, kapısının önünden geçtiğimiz binalarımız yıkıldı...
Belki de her sabah yan yana yürüdüğüm ama hiç tanışmadığım bir komşumu kaybettim...

Bunlara dair üzüntü, korku ve endişe dolu duyguların etkisi ile hayattayız ve iyiyiz dedik...
Eşimiz, dostumuz, ailelerimiz endişelenmesin diye durumuma bile iyiyiz yazıp paylaştım ki telefon hatlarında da yoğunluk oluşturmayalım...
Öyle ki ilk iki gün evimize girmek ya da eşyalarımızın durumunu merak etmek bile aklımıza gelmedi...
Ta ki AKUT gönüllüsü meslektaşım "Abla sizin binanın oradan geçtim siz de bildiğin depremzedesiniz, bir ihtiyacınız olursa haberim olsun" diyene kadar...

Sonuç olarak biz de depremden bu yana evimize giremiyoruz...
Çok şükür başımızı sokacak ailecek bir arada kalabilecek bir yerdeyiz...
Ancak evimizin etrafındaki binalara sürekli yıkım kararı çıkıyor...
Ve evimize girmemiz bölgedeki güvenlik kordonu nedeni ile yasak...
Bizim binanın hasar durumu ise henüz netleşmedi...

Sağolsun depremi duyduğu andan itibaren arayanımız soranımız hiç eksik olmadı...
Durumun vehametini biz bile o kadar geç anladık ki henüz haberi olmayan da vardır elbet...
Beni sıklıkla arayan ve her aradığında ulaşamadığı için meraklandığını, yazılı açıklama yapmamı, söyleyen bir arkadaşımın önerisi doğrultusunda ben de buradan bilgilendirme yapmaya karar verdim...

Ancak inanın şu an kendimize sorduğumuz pek çok sorunun bile karşılığı yok...
O nedenle bu süreçte kusuruma bakmayın...
Çocuklarımızı ve kendimizi en az mağdur edecek şekilde hayatımızı nasıl sürdüreceğimize dair önümüzü görmemiz zaman alacak...
En iyi ihtimalle bir yıl sonra yaralar tümüyle sarılır diye umuyoruz...
Ancak hayat devam ediyor, bunun da farkındayız...

Bilmenizi istediğim;
Deprem sadece binaları yıkıp geçmedi, bizim hayat akışımızda da ciddi çatlaklar oluşturdu...
Bu çatlakları bizimle birlikte kapatmak için çabalayan, yalnız olmadığımızı hissettiren herkese minnettarız...
Sevgiyle kalın...

Veteriner Hekim Dr. Ebru TONG
#gecmisolsunizmir







19 Ekim 2020 Pazartesi

Bazı duygular...

 


Bazı duygular vardır çok yakından tanıdığınız halde sizi yakınlaştırmaz bir türlü bazı insanlarla...

     Bazı duygular vardır hiç tanışmasanız da çok yakın hissedersiniz kendinizi bazı insanlara...

     Bazı insanlarla bir anlıktır tanışıklığınız ama gönül dostluğunuz yüzünüze yansır...

     Bence Bekir COŞKUN böyle bir insandı...

     Gündem olmasını beklemeden hayvan hakları için yazdı...

     Ve gündeminden hayvan haklarını düşürmeden yaşadı...

     HAYHAVEDER çalışmalarım sırasında Kitap Fuarı için yaptırdığımız bir afişimizde imzası olmasını istediğimiz zaman hiç düşünmeden kabul etmişti...

     Tek bir görüşmede bile ortak bir amaç için kalbinizin attığına emin olduğunuz özel bir insandı...

     Allah rahmet eylesin...

     Veteriner Hekim Dr. Ebru TONG

13 Ekim 2020 Salı

Varlığın daim olsun...



Ankara'nın Başkent Oluşu'nun 75. yılında bir Ankara sevdalısı olarak yazmışım...

Yaşananlar ve bizler anılarda kalsak da varlığın daim olsun... 

Veteriner Hekim Dr. Ebru TONG

Ankara 
Burası Ankara
Ayakkabı numaramı
ve ne kadar hızlı yürüyebildiğimi
En iyi bilen şehir 
Burası.
En çok bu şehrin güneşi gördü beni
ve bu şehrin gecesi dinledi
 
Ben bu şehirde ben oldum 
Beni bu şehir büyüttü aslında.
 
Bu şehirde öğrendim
Okuma yazmayı
Bu şehrin sokak adlarını
tabelalarını okudum.
 
Bu şehrin otobüs durakları tanıttı 
akreple yelkovanı,
Bu şehrin bakkalı pazarıydı
pekiştiren matematiğimi.
 
Bu şehrin çocukları oldu
En haylaz anılarım.
Bu şehirde inandım
Olacağım şey, her ne ise
En iyisi olmanın gereğine.

Burası Ankara
Kafama koyduysam yapacağımı
ve ne kadar inatçı olduğumu
En iyi bilen şehir 
Burası.
 
En çok bu şehrin soğuğu titretti içimi
ve bu şehrin rüzgarı uçurdu aklımı.
 
Ben bu şehirde ben oldum
beni bu şehir büyüttü aslında.
 
Bu şehirde öğrendim
Nefreti, öfkeyi
Bu şehrin yağmurlarına
Karıştı gözyaşlarım.
Bu şehrin ışıkları aydınlattı
Daralan ruhumu.
Bu şehrin sokaklarında
Yankılandı kahkahalarım
Bu şehrin insanları oldu 
En yakın dostlarım.
 
Bu şehirde inandım
Dost dediğimin 
En güvendiği olmaya

Burası Ankara
Gözlerimin yeşilini
Ve gönlümden geçenleri
En iyi bilen şehir 
Burası.
 
En çok bu şehrin havası soludu nefesimi
ve bu şehrin gölgesi gizledi sırlarımı
 
Ben bu şehirde ben oldum
beni bu şehir büyüttü aslında
 
Bu şehirde öğrendim
Sevdayı, hasreti
Bu şehrin bulutlarına
Saklandı umutlarım.
Bu şehrin yağmurlarıyla
Sel oldu duygularım.
Bu şehrin köşe başlarını tuttu
hasret sancılarım.
 
Ve bu şehirde öğrendim;
Sevdiklerime inanmayı
İnandıklarımı sevmeyi,
Sevdiğim, her kimse
En sevdiği olmayı.
 
Burası Ankara
Ben olduğum
Sen bulduğum
Ankara 
1998





10 Ekim 2020 Cumartesi

Bizim ilacımız...


10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Gününde bu yıl başrolde COVID-19 salgını var...

Dünya Sağlık Örgütü bu yıl, pandemi nedeni ile; başta sağlık çalışanları olmak üzere, evden ders almak zorunda kalan öğrencilerin, evden ders anlatmak zorunda olan öğretmenlerin, uzaktan eğitimin zorluklarını yaşayan velilerin ve doğal olarak alt üst olan yaşamlarımızda iş hayatı da alt üst olduğu için ekonomik anlamda geçim sorunu yaşayanların, yakınlarını kaybedenlerin kısacası tüm insanların ruh sağlığına dikkat çekiyor...

Ve bu yıl ki kampanya konusunu ruh sağlığına yapılan yatırımı artırmak olarak belirlemiş...

4 Ekim 2020 Pazar

Bardağın dolu tarafı...



2010 yılı 4 Ekim Hayvanları Koruma Gününde kamuoyunu siyah kurdela takmaya davet etmişim Dernek Başkanı olarak...

4 Ekim'i kutlamayalım dediğim demeçlerim bununla da sınırlı değil...

Bu yıl da yine olumsuzlukları ön plana çıkaran çok fazla açıklama var...

Elbette bir türlü yenilenmeyen "Hayvanları Koruma Kanunu", elbette bir türlü ceza hukukuna dahil edilemeyen hayvan hakları ve elbette neredeyse her gün karşımıza çıkan hayvan hakları ihlalleri, yetkililerin umurunda değilken bizim hayatımızın gündemindeyse "Kutlayacak ne var ki?" diye isyan etme duygusu ağır basıyor...

13 Ağustos 2020 Perşembe

Farklı sektörlerde Veteriner Hekim olmak...


Kamu dışında hangi sektörlerde Veteriner Hekim olarak çalışabileceğinizi yazmıştım...
Şimdi de kısa kısa farklı sektörlerde Veteriner Hekim olmakla ilgili fikir oluşturabilecek bazı püf noktalardan söz etmek istiyorum...

Kamuda Veteriner Hekim olmak...


Almış olduğunuz eğitimi düşündüğünüzde; özel sektörün yanı sıra kamuda Veteriner Hekim olarak da pek çok farklı dalda görev yapmanız mümkün...

Hayvan Sahiplerine Yönelik Bilgiler

Hayvan Sahiplenmeden Yapabileceklerimiz