30 Kasım 2021 Salı

Olacaklar olmaya devam ederken...

Hayat bize rağmen, bizim sayemizde, bizim yüzümüzden, bizimle birlikte, bize karşı ve daha pek çok biçimde sürüp giderken, kısaca olacaklar olmaya devam ederken yapılması gerekenler de yapılıyor elbet...

Benim için yapılması gerekenler başlığı altında ilk sırada gelen konulardan biri "hayvan haklarına dair çalışmalar" oldu her zaman...

Hayvanları Koruma Kanunu çıktıktan sonra ilk tanıştığım hayvan koruma gönüllülerinden olan Semra Çetinsoy da hayvan haklarını hayatında öncelikli konular arasında tutanlardan...

29 Temmuz 2021 Perşembe

Kanlı canlı bir organizma...


Yine yanıyoruz...

Geleceğimiz ve umutlarımızla birlikte.

Her orman yangını sonrasında yapılan açıklamalara baktığımızda, tek kriterin yanan alanın yüzölçümü olduğunu görürüz. 

Oysa bu tanımla sınırlı olmamalıdır orman yangınları.

11 Temmuz 2021 Pazar

Gündem 5199


2004 yılında, ilk Hayvanları Koruma Kanunu çıktığı andan itibaren mevcut yasanın en etkin biçimi ile uygulanması amacıyla, insanlara ulaşmak ve daha fazla insanın bilgilenmesini sağlamak hedeflerimden biri oldu...

Yıllar geçti Kanun değişiyor gibi oldu ama değişmedi gibi de...

Şimdi yine anlatma, yeniden farkındalık oluşturma zamanı...

Değerli meslektaşlarımla bir araya geldik ve ilk günden ilk günkü heyecanla yine anlatmaya başladık...

@jourvet (Veteriner Hekim Erdem BAYHAN - Gazeteci Elif ÜNLÜTÜRK BAYHAN) 
@beneklimorkedi  (Prof. Dr. Ebru YALÇIN) 
@aricilikokulu (Veteriner Hekim Adem TURAN)
ve ben @gunler_ulkesi...

Dilerim konuya ve yasanın ayrıntılarına uzak ama hayvanların haklarına gönülden yakın herkes için yararlı olur...
Aşağıdaki linklerden ya da yukarıda belirttiğim instagram adreslerinden videoya ulaşabilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=a70HL19vaTY 

https://www.instagram.com/tv/CRLfzABlBfz/?utm_medium=copy_link

Veteriner Hekim Dr. Ebru TONG

8 Kasım 2020 Pazar

Merhaba

Bilindiği üzere 30 Ekim Cuma günü İzmir'de yaşanan depremde en ağır hasar gören ilçeler Bayraklı ve Bornova ilçeleri oldu...
Öncelikle depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar diliyorum...

Deprem olduğu andan itibaren televizyonlardan izlediğiniz binalardan birinde de bizim evimiz vardı...
Hatta 29 Ekim nedeni ile balkonumuzda balkonu tamamıyle kaplayan Türk Bayrağı asılıydı, oradan tanıyabilirsiniz...

Depremde ailemden hiç kimse hayatını kaybetmedi çok şükür ama, mahallemiz yas içinde...
Her gün girdiğimiz marketimiz, kapısının önünden geçtiğimiz binalarımız yıkıldı...
Belki de her sabah yan yana yürüdüğüm ama hiç tanışmadığım bir komşumu kaybettim...

Bunlara dair üzüntü, korku ve endişe dolu duyguların etkisi ile hayattayız ve iyiyiz dedik...
Eşimiz, dostumuz, ailelerimiz endişelenmesin diye durumuma bile iyiyiz yazıp paylaştım ki telefon hatlarında da yoğunluk oluşturmayalım...
Öyle ki ilk iki gün evimize girmek ya da eşyalarımızın durumunu merak etmek bile aklımıza gelmedi...
Ta ki AKUT gönüllüsü meslektaşım "Abla sizin binanın oradan geçtim siz de bildiğin depremzedesiniz, bir ihtiyacınız olursa haberim olsun" diyene kadar...

Sonuç olarak biz de depremden bu yana evimize giremiyoruz...
Çok şükür başımızı sokacak ailecek bir arada kalabilecek bir yerdeyiz...
Ancak evimizin etrafındaki binalara sürekli yıkım kararı çıkıyor...
Ve evimize girmemiz bölgedeki güvenlik kordonu nedeni ile yasak...
Bizim binanın hasar durumu ise henüz netleşmedi...

Sağolsun depremi duyduğu andan itibaren arayanımız soranımız hiç eksik olmadı...
Durumun vehametini biz bile o kadar geç anladık ki henüz haberi olmayan da vardır elbet...
Beni sıklıkla arayan ve her aradığında ulaşamadığı için meraklandığını, yazılı açıklama yapmamı, söyleyen bir arkadaşımın önerisi doğrultusunda ben de buradan bilgilendirme yapmaya karar verdim...

Ancak inanın şu an kendimize sorduğumuz pek çok sorunun bile karşılığı yok...
O nedenle bu süreçte kusuruma bakmayın...
Çocuklarımızı ve kendimizi en az mağdur edecek şekilde hayatımızı nasıl sürdüreceğimize dair önümüzü görmemiz zaman alacak...
En iyi ihtimalle bir yıl sonra yaralar tümüyle sarılır diye umuyoruz...
Ancak hayat devam ediyor, bunun da farkındayız...

Bilmenizi istediğim;
Deprem sadece binaları yıkıp geçmedi, bizim hayat akışımızda da ciddi çatlaklar oluşturdu...
Bu çatlakları bizimle birlikte kapatmak için çabalayan, yalnız olmadığımızı hissettiren herkese minnettarız...
Sevgiyle kalın...

Veteriner Hekim Dr. Ebru TONG
#gecmisolsunizmir







19 Ekim 2020 Pazartesi

Bazı duygular...

 


Bazı duygular vardır çok yakından tanıdığınız halde sizi yakınlaştırmaz bir türlü bazı insanlarla...

     Bazı duygular vardır hiç tanışmasanız da çok yakın hissedersiniz kendinizi bazı insanlara...

     Bazı insanlarla bir anlıktır tanışıklığınız ama gönül dostluğunuz yüzünüze yansır...

     Bence Bekir COŞKUN böyle bir insandı...

     Gündem olmasını beklemeden hayvan hakları için yazdı...

     Ve gündeminden hayvan haklarını düşürmeden yaşadı...

     HAYHAVEDER çalışmalarım sırasında Kitap Fuarı için yaptırdığımız bir afişimizde imzası olmasını istediğimiz zaman hiç düşünmeden kabul etmişti...

     Tek bir görüşmede bile ortak bir amaç için kalbinizin attığına emin olduğunuz özel bir insandı...

     Allah rahmet eylesin...

     Veteriner Hekim Dr. Ebru TONG

13 Ekim 2020 Salı

Varlığın daim olsun...



Ankara'nın Başkent Oluşu'nun 75. yılında bir Ankara sevdalısı olarak yazmışım...

Yaşananlar ve bizler anılarda kalsak da varlığın daim olsun... 

Veteriner Hekim Dr. Ebru TONG

Ankara 
Burası Ankara
Ayakkabı numaramı
ve ne kadar hızlı yürüyebildiğimi
En iyi bilen şehir 
Burası.
En çok bu şehrin güneşi gördü beni
ve bu şehrin gecesi dinledi
 
Ben bu şehirde ben oldum 
Beni bu şehir büyüttü aslında.
 
Bu şehirde öğrendim
Okuma yazmayı
Bu şehrin sokak adlarını
tabelalarını okudum.
 
Bu şehrin otobüs durakları tanıttı 
akreple yelkovanı,
Bu şehrin bakkalı pazarıydı
pekiştiren matematiğimi.
 
Bu şehrin çocukları oldu
En haylaz anılarım.
Bu şehirde inandım
Olacağım şey, her ne ise
En iyisi olmanın gereğine.

Burası Ankara
Kafama koyduysam yapacağımı
ve ne kadar inatçı olduğumu
En iyi bilen şehir 
Burası.
 
En çok bu şehrin soğuğu titretti içimi
ve bu şehrin rüzgarı uçurdu aklımı.
 
Ben bu şehirde ben oldum
beni bu şehir büyüttü aslında.
 
Bu şehirde öğrendim
Nefreti, öfkeyi
Bu şehrin yağmurlarına
Karıştı gözyaşlarım.
Bu şehrin ışıkları aydınlattı
Daralan ruhumu.
Bu şehrin sokaklarında
Yankılandı kahkahalarım
Bu şehrin insanları oldu 
En yakın dostlarım.
 
Bu şehirde inandım
Dost dediğimin 
En güvendiği olmaya

Burası Ankara
Gözlerimin yeşilini
Ve gönlümden geçenleri
En iyi bilen şehir 
Burası.
 
En çok bu şehrin havası soludu nefesimi
ve bu şehrin gölgesi gizledi sırlarımı
 
Ben bu şehirde ben oldum
beni bu şehir büyüttü aslında
 
Bu şehirde öğrendim
Sevdayı, hasreti
Bu şehrin bulutlarına
Saklandı umutlarım.
Bu şehrin yağmurlarıyla
Sel oldu duygularım.
Bu şehrin köşe başlarını tuttu
hasret sancılarım.
 
Ve bu şehirde öğrendim;
Sevdiklerime inanmayı
İnandıklarımı sevmeyi,
Sevdiğim, her kimse
En sevdiği olmayı.
 
Burası Ankara
Ben olduğum
Sen bulduğum
Ankara 
1998





10 Ekim 2020 Cumartesi

Bizim ilacımız...


10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Gününde bu yıl başrolde COVID-19 salgını var...

Dünya Sağlık Örgütü bu yıl, pandemi nedeni ile; başta sağlık çalışanları olmak üzere, evden ders almak zorunda kalan öğrencilerin, evden ders anlatmak zorunda olan öğretmenlerin, uzaktan eğitimin zorluklarını yaşayan velilerin ve doğal olarak alt üst olan yaşamlarımızda iş hayatı da alt üst olduğu için ekonomik anlamda geçim sorunu yaşayanların, yakınlarını kaybedenlerin kısacası tüm insanların ruh sağlığına dikkat çekiyor...

Ve bu yıl ki kampanya konusunu ruh sağlığına yapılan yatırımı artırmak olarak belirlemiş...

Hayvan Sahiplerine Yönelik Bilgiler

Hayvan Sahiplenmeden Yapabileceklerimiz