25 Nisan 2018 Çarşamba

Sahipsiz Hayvanlara Dair

Sahipsiz Hayvanlara Dair
Kurultay 2018 Yazı Dizisi (- 3 -)
İkinci başlığımız olan "Sahipsiz Hayvanlar Komisyonuna" ilişkin çalışmalarımızın temeline 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu alındı.

Buna göre mevcut duruma dair düzenlemeler için elbette Hayvanları Koruma Kanununun değiştirilmesi kaçınılmaz.

Bu kapsamda da Kanunda ek bazı tanımların yer alması Kanunun temelini sağlamlaştırmak adına önemlidir.

Bunların en önemlilerinden biri "Kontrollü hayvan" tanımıdır.

"Kontrollü hayvan: Bir kişi, kuruluş, kurum ya da tüzel kişilik tarafından sahiplenilen, bakımı, aşıları, periyodik sağlık kontrolleri yapılan işaretlenmiş kayıt altındaki ev ve süs hayvanlarıdır."  şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanım uygulamalarda kavram kargaşasına neden olmaktadır.

Sahipsiz hayvanlara yönelik yerel yönetimlerde yöneticilerden vb. nedenlerden kaynaklanarak yürütülmeyen faaliyetlerden dolayı vatandaş mağdur olduğunda yerel yönetimlerde çalışan Veteriner Hekimler sorumlu tutulmakta ve mahkemeler tarafından cezalandırılmaları söz konusu olabilmektedir. Oysa, yasada olması gereken sahipli hayvan tanımı mevcut değildir. Dolayısıyla kontrollü hayvan tanımının bulunması kargaşaya neden olmaktadır. Ev ve süs hayvanı tanımı tek başınasahipli hayvanlara yönelik düzenlemeler açısından yeterli değildir.

Hayvan bakımevi tanımında ise "rehabilite" kavramı geçmektedir. Bu kavramın da yasada uygulandığı şekli ile tanımlara eklenerek aşağıdaki şekilde tanımlanması işleyişin netleştirilmesi açısından yararlı olacaktır. Kanunda yer aldığı şekli ile "Rehabilitasyon: Evcil hayvanların paraziter tedavilerinin ve aşılarının yapılması, kısırlaştırılmaları ve işaretlenmeleri, varsa sağlık ve davranışa yönelik problemlerinin giderilmesine dair yapılacak olan çalışmalardır." şeklinde bir tanımın yer alması da faydalı olacaktır.

Barınmak ve etolojilerine uygun davranışları gerçekleştirmek için uygun ortamlara sahip olmamaları, düzenli ve yeterli beslenememeleri, sağlık sorunları, kötü muamele ve itlafa maruz kalmaları sahipsiz hayvanların karşılaştıkları önemli sorunlardandır. Kanunun; evcil hayvanları olabildiğince sahipli kılmak gibi bir dizi etkin düzenleme içermesi de şarttır.

Bu nedenle; kimliklendirme tekniklerinin amacına ulaşması için etkin bir kayıt sisteminin oluşturulması gerekmektedir. Ortak veri tabanı sayesinde yapılacak ortak kayıt sistemi, tüm hayvanların tek bir otorite altında kontrol edilebilmesini sağlayacaktır.

Ülkemizde Hayvanları Koruma Kanunu öncesinde yerel yönetimler tarafından çok düzenli olmamakla birlikte kayıt altına alınmakta olan sahipsiz hayvanlar, Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında Orman ve Su İşleri Bakanlığı HAYBİS kapsamında ortak veri ağına yine yerel yönetimler tarafından işlenmektedir. Ancak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Kedi, Köpek ve Gelinciklerin Kimliklendirilmesine dair yaptığı yeni yasal düzenleme ile bu Bakanlık bünyesindeki yine HAYBİS adlı sisteme kayıtların yapılacağı öngörülmektedir. Bu konuda Bakanlıklar arası ortak bir uygulama getirilmediği taktirde yerel yönetimlerin faaliyetleri ciddi anlamda sekteye uğrayacaktır.

Veteriner Hekimlik mesleği hayvanların zorunluluk (tıbbi gerekçeler ya da tedavi edilemeyen davranış bozukluğu) olmadığı sürece öldürülmelerini kabul etmesi ve onaylaması mümkün olmayan bir meslektir.

Mesleğimizin eğitim ve öğretim süreci; hayvanların sağlıklı kılınması, haklarının ve refahının korunması temeli üzerine kuruludur. Ancak tüm dünyada yaşandığı gibi zaman zaman halk sağlığını ciddi anlamda tehdit ettiği durumlarda gerekçeli rapor düzenlemek koşulu ile ötenazi gerçekleştirildiği de bilinmektedir. Buradaki ince çizgide Veteriner Hekimin aldığı tavır insanlığa yakışır ve insanlığın yararına olmasını gerektirmektedir. Bunun bilincinde yetiştirilen Veteriner Hekimlerin,
istemeksizin uyguladıkları ötenazi kararlarının sorgulanması, Veteriner Hekimlik mesleğini hedef alacak ve karalayacak şekilde dile getirilmemelidir.

Mevcut yasada da uygulanması gereken ve hayvan haklarına katkı koyacak olan maddeler, ilgili Bakanlık olan Orman ve Su İşleri Bakanlığının sayıca yetersiz Veteriner Hekim kadrosu ve Kanunun caydırıcı idari para cezaları içermemesi nedeni ile temenni olarak kalmaktadır.

Yine Kanunda 14. Maddede hayvanlar üzerindeki yasak uygulamalar belirtilmiştir. Ancak bu maddelere ilişkin düzenlemeler "Suç" kapsamında yer almadığı için ve caydırıcı idari yaptırımlar içermediğinden hayvan hakları ve refahının korunmasında yetersizdir.

Denetim mekanizmasının kadro yetersizliği nedeni ile ilgili Bakanlık eli ile doğrudan yürütülemiyor olması da Hayvanları Koruma Kanununun yeterince uygulanamamasına neden olmaktadır.

Ülkemizde sahipsiz hayvanlar konusundaki hassasiyetlerin gerek birey bazında gerekse kurumlar bazında ciddi farklılıklar gösterdiği gerçeği de dikkate alınarak mevcut Kanun üzerinde yapılacak düzenlemelerde bu farklılıkları ortadan kaldıracak net düzenlemeler yapılması gerekmektedir. Böylelikle hayvan hakları ve refahına yönelik birbirinden çok farklı uygulamalarla karşılaşılma olasılığı azalacaktır. 

Bu başlık altında yer verdiğimiz çözüm önerilerinden bazıları da şu şekilde;
  •  Hayvan hakları ile ilgili yasalar antroposentrik bir yaklaşımdan ekosentrik bir anlayışa evrilmelidir.
  •  Gerek etik boyutu gerekse yasal boyutları gereği sahipsiz hayvanların da sahipli hayvanlar gibi bakılıp, beslenmeleri sağlanmalıdır.
  •  Milli Eğitim müfredatlarında Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, hayvan hakları ile ilgili temel dersler yer almalıdır.
  •  Türkiye’de mevcut sahipsiz hayvan popülasyonu tam ve kesin olarak bilinmemektedir. Bu konuda Orman ve Su İşleri Bakanlığı sahipsiz hayvan popülasyonuyla ilgili çalışmaları yapmak üzere yeterli sayıda Veteriner Hekim ve personel istihdam etmeli, hayvanların kayıt altına alınmasına dair ve hayvan sahiplenmeye yönelik eş zamanlı projelerini kendi bünyesinde koordinasyonunu yürütmek üzere hayata geçirmelidir.
  •  Sahipsiz hayvan popülasyonunun artmasına neden olan denetimsiz evcil hayvan ticareti üzerinde yasal düzenlemeler eksiktir. Bu eksiklikler ivedilikle giderilmelidir. Evcil hayvan ticareti yapan işyerlerinin elinde bulundurduğu hayvanlara (kedi/ köpek) mikroçip uygulaması yasada caydırıcı yaptırım düzenlemesi ile zorunlu hale getirilmelidir.  
  •  Sahipli hayvanların kayıt altına alınıp, tavizsiz yönetilmesi ile sahipsiz hayvan varlığının kaynağının önlenmesi gerekmektedir. Caydırıcı yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Sahipli hayvanların hepsi kayıt altına alınmalı, sokağa terk edildiğinde hayvan sahibi tespit edilip cezalandırılmalı ve yeniden hayvan sahiplenmeleri yasaklanmalıdır.
  •  Evcil hayvan satış, üretim vb. gibi hayvan nüfus kontrolüne yönelik faaliyetlerin denetimi için Orman ve Su İşleri Bakanlığı kendi kadrosunu oluşturmalıdır. Bu konuyla ilgili "Hayvan Polisi" uygulamasına dair İçişleri Bakanlığı ile ortak proje geliştirilerek ülke genelinde hayata geçirilmesinin sağlanması için çalışmalar başlatılmalıdır.
  •  5199 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliğinde belirtilen Geçici Hayvan Bakımevlerinin asgari fiziki ve teknik şartlarının, çalıştırılması gereken personel sayısı ve özelliklerinin, kapasite koşullarının vb. ayrıntıların standartlarının netleştirilmesi gerekmektedir. Mevcut yapıda uygun standartları sağlamaksızın faaliyet gösteren Geçici Hayvan Bakımevlerinin yasal olarak izinli hale getirilmesi mümkün olmamaktadır.
  •  Yeterli fiziki ve teknik imkanları sağlamayan Geçici Hayvan Bakımevlerinin denetimlerinden, caydırıcı idari yaptırımlar olmaması nedeni ile sonuç alınamamaktadır. Denetimler sonucu caydırıcı cezalar uygulanmalıdır.
  •  Geçici Hayvan Bakımevlerinde ve Hayvan Rehabilitasyon Merkezlerinde çalışacak personeller; yetkili kurum ve kuruluşlarca özel eğitim programına katılarak eğitim almış, ilgili sertifikalara sahip kişilerden ve yeterli sayıda oluşturulmalıdır.
  •  Sahipsiz hayvanların bakımı, denetimi ve kayıt altına alınmaları konusunda kurumlar arası çelişkili veriler yer almaktadır. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Kanunun yürütücüsü olarak bu verilerin toplandığı ana merkez olarak, bu verileri talep eden diğer kurum ve kuruluşlara bilgiyi sağlayacak tek veri merkezi olmalıdır. Aksi uygulamalar sonucunda kamuoyu doğru olarak bilgilendirilmemektedir. Sahipsiz hayvan popülasyonunun kontrolü ile ilgili çalışmalarda ve müdahalelerde bulunan veteriner hekimlere yönelik tehditlerle ilgili düzenlemeler eksiktir. Bu konuda kolluk kuvvetlerinin etkin desteği ya da Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ortak projesi sonucu hayata geçirilecek Hayvan Polisi görevlendirilmeleri yapılmalıdır. Bu şekilde; internet satışlarının engellenmesi, hayvanlara kötü muameleyi önlemeye dair etkin ve ayrı ekipler oluşturulması da mümkün olacaktır.  Sahipsiz hayvan toplama işleminde yerel yönetimlere özellikle hayvansever grupların önyargılı yaklaşımlarına istinaden, hayvanların rehabilitasyonu amacıyla toplatılması işlemlerinin ilgili bakanlıklarca yapılmasının daha uygun olacağı düşünülmektedir.  
  •  Sahipsiz hayvanlara ve buna bağlı olarak çevre ve halk sağlığının korunmasına yönelik alanlarda ilgili tüm resmi kurumlarca (İçişleri Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı) görevlendirilen Veteriner Hekimlerin sayısı yetersizdir. Faaliyetlerin etkin olarak yürütülebilmesi için de bu kurumlarda görevli Veteriner Hekimlerin çalışma koşullarının (alet, ekipman, teknik donanım ve araç vb.) yeterli olması gerekmektedir.
  •  Hayvan sahiplerine yönelik, yasada öngörülen eğitim konusunda düzenleme yapılmalı, eğitim sonrası hayvan sahiplenenlerle ilgili hayvan hakları ve refahı çerçevesinde hayvan sahiplerinin yapması gerekenler yasal düzenlemelerde net olarak belirtilmeli, uymayanlara caydırıcı idari yaptırımlar uygulanmalıdır.  
  •  Tehlike arz eden köpek ırklarına ilişkin yasal düzenlemeler yeniden değerlendirilmelidir. Mevcut bakımevlerinde bakılan tehlike arz eden köpek ırklarının sayısı bakımevi kapasitelerini aşmış durumdadır. Bu yığılma hem hayvanlar hem de uygulayıcılar açısından ciddi sorun oluşturmaktadır. Mevcutta geçici hayvan bakımevlerinde yaşamlarını sürdürmekte olan tehlike arz eden köpek ırklarının Uzman Veteriner Hekim görüşü ile değerlendirilmesi, uygun karakterde olanlarının yeniden sahiplendirilmesi, sahiplendirme şartlarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu konuda yapılacak yasal düzenlemede "tehlike arz eden ırk köpekler" olarak tanımlama ve sınıflandırma yapılmaması, "saldırgan karakterli köpek" ifadesi ile olayın değerlendirilmesi mevcutta yaşanan sorunların engellenmesini sağlayacaktır. "Saldırgan karakterli köpeklere" ilişkin yasal düzenleme, sahiplenme ve bakım şartları, uyulması gereken zorunluluklar Veteriner Fakültelerindeki uzman öğretim üyeleri ve konunun uzmanı ilgililerin desteği ile belirlenmeli ve yasaya bu konuda denetim elemanlarının uygulamalarında inisiyatif gerektirmeyecek net bilgiler olarak girmesi sağlanmalıdır.
  •  Yasada da belirtildiği üzere sahipsiz hayvanların ormanlık alanlarda kontrolsüz beslemesi yapılmamalıdır. Bu durumun hayvanlarda yabanileşmeye ve hastalıkların artmasına neden olduğu unutulmamalıdır.  
  •  Konunun, kamunun yanısıra bilinçli sivil toplum örgütlenmesine de ağırlık verilerek “Satın Alma! Sahiplen” gibi kampanyalarla sahipsizlik ve sorumsuzlukla beslenmenin önüne geçilmelidir. Bu konuda kamu spotu oluşturulmalı ve yaygınlaştırılmalıdır. Sahipsiz hayvanların rehabilitasyonu konusunda halk daha çok bilgilendirilmelidir.
  •  Hayvanları Koruma Kanununda yapılan düzenlemeler diğer yasal düzenlemelerle çeliştiği taktirde hukuki anlamda sorunlar yaşanmaktadır. Bu nedenle yasa değişikliği öngörüldüğünde diğer kurumların mevzuatı da incelenmeli ilgili yasal düzenlemelerle uyumlu hale getirilmelidir.
Veteriner Hekim Dr. Ebru TONG


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hayvan Sahiplerine Yönelik Bilgiler

Hayvan Sahiplenmeden Yapabileceklerimiz