25 Temmuz 2018 Çarşamba

Yemyeşil kanlı canlı bir organizma...

Yıllar öncesinden bir poster...

Orman yangınlarına dair açıklamaları eleştirirken yıllar önce yazmıştım aşağıdaki satırları...

"Her orman yangını sonrasında, tek kriterin yanan alanın yüz ölçümü olduğunu görürüz. Oysa bu tanımla sınırlı olmamalıdır orman yangınları. Orman ve tüm o arazi başlı başına bir dünyadır. Yemyeşil kanlı canlı bir organizmadır. Doğal dengenin sürdürülebilir, dünyanın yaşanabilir kılınması için bozulmaması gereken bir ekosistem ve başlı başına bir dünyadır ormanlarımız.
....

 
Bir karınca katarı yol almaktadır çatlamış toprakta. Minicik bir örümcek, ağ yapmaktadır yapraklardan yapraklara. Rengârenk çiçekler arasında kaybolmuştur bir kelebek. Günlük kent yaşamında görünce yadırgadığımız; arılar, sinekler, böcekler hiç rahatsız etmez ormanda gezinirken bizi. Anlaşılmaz bile çoğu zaman varlıkları. Bir hışırtı duyar irkilir bazen insan. Saatlerdir oturduğu kayanın dibindeki kaplumbağa kıpırdamıştır. Bir kertenkele süzülür kenardan. Yılanlar, fareler de vardır aslında, ama yanlışlıkla zarar vermediyseniz onlara, onlar da hissettirmez varlıklarını. Ormanlar kralı aslanı göremezsiniz de başdanışmanları kurnaz tilkiyle çakalın bir yerlerde olduğunu bilirsiniz. Çizgi filmlerimizin kahramanı haylaz sincaplar, sevimli tavşanlar, nazlı ceylanlar ve cıvıl cıvıl kuşların da derdi yoktur sizinle...
Ormanda hayat vardır capcanlı. Orman yangınlarıyla tümden yok olan bir yaşam vardır ormanda.
O yüzden orman yangınlarını yüz ölçümü hesabı ile anlatmak yetmez. O yüz ölçümüne orman diyebilmek için geçen süreç ve kaybedilenler anlatılmalıdır tüm zorluklarıyla. Orman yangınlarını yüz ölçümü vererek tanımlamak haksızlıktır. Orman yangınının bilançosu bu kadarla sınırlı kalamaz. O yüz ölçümünün her metrekaresinde bir nefes, bir can vardır. Canı yanarak ölen, neye uğradığını anlamadan kül olan canlar saklıdır o yüz ölçümünde. Ve kurtulsa da nereye gideceğini bilemeyen canlılar.
Bu yüzden her orman yangını bir katliamdır. Canlar yanıyorsa o yangında, katliamdır orman yangınları da. Her orman yangını, azalan oksijenimiz, çalınan nefesimizdir. Anlatılmalıdır kara dumanlarla kararan geleceğimiz. Ve ölen insanlarımız varsa bu yangınlarda görev uğruna, katliamdır orman yangınları da. 
...
Ormanlarımız tüketilecek malımız mülkümüz değildir. 
Ormanlarımız hayattır. 
Ormanlarımız geleceğimizdir. 
Yarına dair umuttur ormanlarımız." diye yazmıştım...

Yaz aylarının kâbusu yangınlar yine gündemimizde...
Her nerede olursa olsun içinde dini, ırkı, dili olmayan canlıların yanıp kül olduğu orman yangınları içimizi acıtmak yerine kin ve nefrete alet ediliyorsa yanan ormanlardan daha büyük bir sorunumuz var demektir...
Küreselleşmenin nimetlerinden yararlandığımız günümüz dünyasında, daha fazla kaynaşmak ve paylaşmak yerine insan olarak gitgide bencilleşiyorsak en az yangında yitip giden canlar kadar insanlığımız için de ağıt yakmamız gerekir...

Bu dünyaya dünyayı yok etmek için gelmiş olamayız...
Ve dünyayı daha hızlı tüketmek için değil, neslimizin devamı çocuklarımız...
Onlara sevgiyi, sahip çıkmayı, değer vermeyi, korumayı öğretin...
Onlara merhameti öğretin...
Can olmayı cana sahip çıkmayı öğretin...

Ya da bırakın aslında... 
Hiç bir şey öğretmeyin...
Bırakın oldukları gibi masum, oldukları gibi hep çocuk kalsınlar...

                        
Veteriner Hekim Dr. Ebru TONG




Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Hayvan Sahiplerine Yönelik Bilgiler

Hayvan Sahiplenmeden Yapabileceklerimiz