28 Ekim 2018 Pazar

Karar vermek...


Hayatımızın her aşamasında vardır karar vermek...

Üniversite sınavına girerken bir karar vermişizdir meslek seçimimizle ilgili...
Evlenirken bir karar vermişizdir hayatımızın geri kalanı ile ilgili...
Yaşayacağımız yeri seçerken başka şansım mı vardı desek bile bir karar vermişizdir.
Ömürlük kararların yanında gündelik kararlar da alırız...
Beslenme tercihlerimizin temelinde de, uykumuzu almadan uyandığımız günlerin temelinde de kararlarımız vardır...
Hatta ağzımızdan çıkan ya da çıkmayan her söz kararlarımızın sonucudur.

Kendi adımıza verdiğimiz kararlar diye düşünsek de, insanlar arasında görünmeyen bir zincirdir aslında o kararlar...

29 Ekim 1923 de alınan bir kararla Cumhuriyetin ilan edilmesi ile bir ulusun kaderinin ve gelecek nesillerinin hayatının değişmesi gibi...
Tüm zamanların kabul ettiği en ideal yönetim sistemi seçilip en doğru karar verilerek, kulluktan birey bilincine geçiş ve Türk milletinin her ferdinin insanca yaşayabilmesi hedeflenmiştir.
Ve sistem gereği hayatımıza yön verecek karar vericileri seçme hakkı tanınmıştır bizlere...

İşte o andan itibaren kendi hayatımızın dışında, ülke sınırlarında yaşayan tüm insanları etkileyecek kararları hep birlikte vermeye başlamışız...
Kararlarımızla bizim adımıza doğru kararlar vereceğine inandığımız insanları seçmeyi hedeflemişiz...
Ve bizler adına doğru karar vermesi gerekenler de milletin vekilleri olarak yer etmiş tarih sahnesinde...

Cumhuriyet, halkın kendi kendini yönetebilmesi için halkına değer veren vekillere ve yöneticilere ihtiyaç duyar.
Cumhuriyet, "Bu benim kararım/oyum bu yönde" diyen vekilin, verdiği kararda tek derdinin halkın yararı olmasına ihtiyaç duyar.
Cumhuriyet, "Ben yaptım oldu" demeden önce "Ben ülkemin insanları için en doğrusunu yapmalıyım" der.
Cumhuriyet, kararlarından rahatsız tek bir vatandaşı bile olsun istemez.
Cumhuriyet, her bir vatandaşı kıymetli kılmazsa artık Cumhuriyet olmadığını bilir.
Aldığı kararların kendisinden öte olması gerektiğini, kararlarının bir ulusun varoluşu ve geleceği olduğunu en iyi, Cumhuriyet bilir.
Cumhuriyet, ülkesinin halkını her bir bireyi ile kalkındırmak için karar alabiliyorsa, Cumhuriyettir.

Anlayacağınız benim hayatım ya da benim kararım diyerek karar almak en kolayı...
Oysa aldığımız kararlar başkalarının hayatlarını her zaman etkiler.
Önemli olan bir karar vermek değil doğru kararı verebilmektir.
Cumhuriyet de bunu gerektirir.

Bu Cumhuriyet Bayramı'nda bir de böyle düşünün...
Aldığımız kararları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir vatandaşı olduğumuzu unutmadan almak dileğiyle...
Bugünümüzü bizlere armağan eden, Ulu Önder Atatürk ve tüm şehitlerimize saygı ve rahmetle Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. 

Veteriner Hekim Dr. Ebru TONG

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Hayvan Sahiplerine Yönelik Bilgiler

Hayvan Sahiplenmeden Yapabileceklerimiz