7 Mart 2019 Perşembe

Peki ya erkekler...

Bugün 8 Mart.
Dünya Emekçi Kadınlar Günü...
Kadınlar...
Dünya Kadınlar Günü'nde bile erkeklerin hoş, kibar sözlerine ihtiyaçları olduğu algısı yüklenen kadınlar...
Ve erkeğin yörüngesinden çıkmaksızın konu olunan etkinliklerle geçirilen bir gün daha...


Peki ya erkekler...
Bir kadın uğruna dağları delen ya da kadın dövmeyi adamlık sayanlar...
Kadınım mısralarıyla dolu şiirleriyle anılanlar ya da kadını adam gibi göremediğinden adam gibi sevemeyenler...
Kadın ruhundan anlayanlar ya da kadının aslında insan olduğunu unutanlar...
Kadındır demeyip adam yerine koyanlar ya da kadını adam yerine koyamadığından bir türlü adam olamayanlar...
Kadın eli değdiğinde o elin neleri değiştirip geliştirebildiğini görenler ya da kadın elini ev işlerinden ötesinde yersiz bulanlar...

Kadınların da önce insan olduğuna inananlar,
İnsan olarak hayatı paylaşabilmeyi başaranlar,
Kadını adam yerine koyduğundan basbayağı adam olanlar ya da aslında adam olamadığının farkına bile varamayan erkekler...

Peki ya erkekler...
Sevme sevilme hakkı kim bilir ne sebeplerle elinden alınanlar...
İşin gücün var yaşını aldın, baş göz ol evinin eri ol diye zorlananlar...
Birileri kızlarını prenses gibi büyüttüğünden kraliçe olduğunu sanan kadınlara katlanıp, bir güler yüz göremeyenler...
Her özel günde ilk hediyeyi vermek zorunda olan, güzel sürprizler yapmak için bir yarışın içinde kalanlar...
Zamanla alışırsın, kadın dediğin evinin işini görsün, aşk da neymiş diye büyütülenler...
"Koçum benim, sana kız mı yok?" diye Kaf dağına çıkarılıp orada unutulanlar...
"Yakışır, erkek adamsın" diye adamlığı anlaması mümkün kılınamayanlar...
Analarının kuzuları, paşaları, prensleri, padişahları...
Güçsüz olma şansı tanınmayan, iki damla gözyaşı çok görülenler...
Çok kazansın, evinin reisi olsun diye belki de hiç istemedikleri okullara gidenler, hayatlarına sınır koyulanlar...
Adam olma fırsatı verilmemiş hayatlarından sıyrılamayanlar...

Ve yine kadınlar...
Kadınlarımız...
Kadın olduğunu unutamayan, unutmaktan korkanlarımız...
Nesilleri yetiştiren ve ne yazık ki bunun bilinç ve sorumluluğunu es geçenlerimiz...

Bırakın erkekler de ağlasın...
Bırakın erkekler de iktidarın ağırlığıyla doğmasın...
Bırakın evin reisi olma hedefinden önce bir hayatları olabilsin...
Bırakın onlar da önce insan olsun...
Bırakın adam olmanın erkek olmaktan bambaşka olduğunu anlasın...
Bırakın adam olması için güç göstermesi, zengin olması gerektiğini düşünmesin...
Bırakın kalıplarınızın baskısı altında ezilmesin...
Bırakın bir an erkek olduğunu unutabilsin...
Bırakın bir kadına baktığında baktığının önce insan olduğunu görebilsin...
Ve bir insan olarak insanca yaşamanın her insanın hakkı olduğuna önce kendi inansın...

İnandıklarına sahip çıkmanın erkeklikten değil adamlıktan geçtiğini anlasın...
Yaşayamadığınız hayatları yaşamaları için yormayın hayatlarını...
Adam gibi adamların ne çok olduğunu ispatlamaları için rahat bırakın...
Ve aslında her insanın özünde hep o masum küçük çocuğun saklandığını hatırlayın...

Günümüz 8 Mart'ının kadınları ve kalan 364 günün erkekleri:
Durdurun hayatınızın gürültüsünü...
İçinizdeki masumiyetin cinsiyeti yok...
Vicdanın ve tabii insanlığın da...

Yaşama ve yaşamaya dair güzel olana emek veren herkesin günü kutlu olsun...

Veteriner Hekim Dr. Ebru TONG


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hayvan Sahiplerine Yönelik Bilgiler

Hayvan Sahiplenmeden Yapabileceklerimiz